8 haziran 2008
.... Sabah erkenden yine evden ciktim.
Çantamı yere bırakıp öylece anlamsiz şekilde beklemeye koyuldum. Anlamsızca
gözlerim etrafı tarıyordu, biliorum sen beklemiordun ama yinede gözlerim
seni arıyordu eskiden kalma bir alışkanlıklar olsa gerek... Sen uzun bir
zaman önce gitmiştin buralardan biliorum ama inatla gözlerim hala seni
arıyodu, arada geçen bunca 30 güne rağmen.Sanki asir misali..
ve Bu gece, istanbul’a yağmur yağıyordu, üşüyordum, ıslanıyordum senden
habersiz... Yazın ortasında isyan ediyordu artık gökyüzüde bu hüzünlü
ayrılığa. Benim de düşlerim yağdı istanbul’a... Ellerimi cebime soktum bir
süre öylece bekledim yağmur damlaların içinde yüzüm kaybolmuştu... Sanki
biraz sonra bir köşeden çıkıp gelecektin, sadece birazcık geç kalmıştın
biliyorumdum; koşarak çıkıp merdivenleri gelip sarılacaktın hasretle Bana...
Sarıl hadi aşkım diyecektin. Etraftan mı çekiniyorsun diyecektin ? Hatta;
hatta surat yapacaktın bana. Biliyorum uzaklardasın şimdi .. Kimlesin kim
bilir? Yalnızsın belkide benim gibi şuan? Ora da yağmur yağdı mı dün
akşam?isyan ettimi orada da gökyüzü bu yalnızlıgıma , ayrılığa? belki, sende
üşüdün bensiz istanbul kıyılarında ? Belki seninde hala canın sıkılıyor
olabilir mi bir ömür tükettiğin bu hayat kavgasında? Sakın! sakın Beni
sorma! Suyu tükenmek üzere olan limanların denizlerine yürüyorum. Hayatımın
sesi kısılmış, yaşlanmış sankı dudaklarımdaki sana seslenen o güzel
kelimeler, kimse aramıyor artık, anlamıyor beni... Unutulmuşum anlayacağın
senden sonra...Seni , Beklerken yine gozlerin geldi gözlerimin önüne,o
dudakların,o duruşun, o gülüşün,o sevgiyle bakışın, o beni benden alan
güzelliğin ve mükemmilleğin... Sonra aklım ayrılığın bir halatın kopuşu gibi
işlediği yüzüne bakmaya, elini tutmaya korktuğum günlere gitti. Bu acı ağır
ağır işliyordu içime sanki, bir sigara misali yavaş yavaş tükeniyordum
senden habersiz. her nefeste cektiğim daha çok acıtıyordu içim , ve nasıl
kanıyordu kimse bilemezz...Günlerdir seninle dolaştığımız yerlere her
gelişimde inan ki hep aynı acıyı duyuyorum, aynı özlemi hissediyorum, aynı
hüznü yaşıyorum.. Oysa aradan tam 30 gün geçmişti ama her şey daha dünmüş
gibi gözlerimin önünde canlanı veriyordu... Ne zaman bu oraya gitsem içim
burkulur, gözlerim durup durup dolar. Her esen rüzgarda, yağan yağmurda, her
gözlerime bakışın aklıma geldiğinde, Her bana sarılışında, senin kokunu
duyuyorum sanki...ama her yokluğunu hissedişimde kahretsin ki içim
sızlar....Vefasızzca çekip gitmiştin kalbinin bütün kapılarını kapatarak
ardında.. Anlamsızca sürekli durmadan büyüdü içimde yokluğun. Günler
kaybolup geçip gitti ardına bakmadan ama sen yoktun gelmiyordun nedense ?
Seni ne zaman ansısam bir hüzün şarkısı kırılır kalbimde; hiç unutamadım ki
seni zaten, buraları terkedip gideli, kaç gün oldu ayrıyız, dudaklarımız
biribirinden uzak
, bedenlerimiz, ellerimiz, gözlerimiz uzak. Oysa aşkk, sıcak bir dokunuştur,
güzel bir tebbessümdür, paylaşmaktır hayatı. Biliyor musun ? Hala kulağım
telefonun sadece bir sesinde, bir atacağın mesajda yemin ediyorum ve
gözlerim etrafta seni arıyorum. bir aşk şarkısıydı adın ve hiç
bitmeyecek.Dönmezsen inanki, hayatımda artık mutluluk diye bir kelime
olmayacak, teselli olmayacak. Hep bir boşluk, hep acılar, hüzünler olacak ve
taşacak...
Gittiğinden beri kayıp bu şehirde içimdeki çocuk... ve sen gelince inan
hayata dönecek bu cocuk....