Ana Sayfaya Geri Dön

27 haziran 2008


Sensizliğin dördüncü günü, ne zormuş alışamadım,

Geri dön bebeğim… Geri dön, ayrılık bize göre değil.

Soldurma güllerimizi, daha sonbahar gelmedi.

Henüz, açmadı ayrılık karanfilleri…

Esmedi hazan yelleri nereye…



Güneş, hala doğudan doğuyor.

Bak, hala zambaklar en ıssız yerlerde açıyor

Daha ayrılık vakti gelmedi. Nereye…



Sensizliğin dördüncü günündeyim şimdi esmer kız

Ayrılığına henüz alışamadım.

Hayalinin saçlarının kokusu hala gözlerimde tütüyor, hayal adı altında

Bakışların hala gözlerimin buğusunda,

Kollarımda uyurken sana bakmaya kıyamadığım günler…

Hepsi yalan oldu. Vay be…



Hani derler ya bir çırpıda silip atma diye…

Demek, şimdi o güzel anılar, bir çırpıda silinip gitti.

Gitti de ama alev gibi yanıyor içerim

Her gün bizim parçamızı dinliyorum

Hayalinle seçtiğimiz parçayı…



Haberin yok duyarsan belki kızarsın ama

İstersen kız da her gece hayalinle uyuyorum

En azından rüyamda seni görüyorum ya…



Bu gün kalanlara gidenleri kattım aşkım

Hiç biri yerine geçemedi

Yine bugün o gidenlere kalanları kattım aşkım

İnan saçının bir tek teli dahi olamadılar

Zor geldi ayrılık alışamadım

Hayal sevdiğim…



Meğer seni ne çok sevmişim

O son gidişin hala gözlerimin önünde

Tahammülüm yok sensizliğe, vuslatına alışmaya

Hayal sevdiğim neden hayalini ayırdın hayalimden…



Gözlerinin kahvesini görmeyeli dört gün oldu

Geri dön bebeğim geri dön ayrılık bize göre değil

Daha güz gülleri açmadı nereye…

Bu ayrılık bize göre değil geri dön bebeğim geri dön



Yokluğuna alışamadım. Aslında yok değilsin

Çünkü kalbim hala yerinde ama yarısı yokL

Geri dön bebeğim geri dön ayrılık bize göre değil







Ne zaman bir çift sevgili görsem

Ne zaman bir aşığın bestesini dinlesem

Ne zaman bir ılık rüzgarın esintisini hissetsem

Ve yine gecenin saat üçünde sokak lambalarının loş ışıklarına baksam

İçimde bir cızırtı oluşuyor

Dünya dar geliyor nefes alamıyorum

Kalbim sanki yerinden sökülüyormuş gibi oluyor

Kanatları kesilmiş bir serçe misali

Kristal vazodaki suyun ağaca asılı olup ona bir faydası olmaması gibi bir durum işte

Ne kadar sevmişim ben seni oy bir bilsen



Sensizliğin dördüncü günü ne kadar zor biliyor musun?

Sağır bir ressam düşün bebeğim sağır bir ressam

Kristal bir vazonun gölgesine düşen gülün sesinin resmini çizmeye çalışan bir ressam

Ne kadar imkansız değil mi?

İşte sana olan sevgim o kadar büyük ve tarifi imkansız



Aklıma, hayalinle el ele gezdiğimiz günler geliyor

Bazen gözlerinin kahvesine dalıyorum…

Hani, hatırlıyor musun ben sana demiştim ya

Sen yanımdayken bile özlediğimsin diye

İşte uzakta olman ne kadar özletiyor biliyor musun? Yarim, gözlerimin şirin ağrısı



Elimde sigaram efkar efkar yudumladığım sigaram

Winampımda son gidişin çalıyor…

Ve yalnızlık yalnızlık sensizlik kadar yalnızlık,

Seninle paylaşamadığımı onunla paylaşıyorum şimdi…



Hayalperest biri değilim aslında, bunu sende biliyorsun

Ama bebeğim hayalinin hayaliyle yaşamak bile güzel

Geri dön bebeğim geri dön ayrılık bize göre değil



Unut diyorlar bana, seni tanıyan dostlarım

Evet unut!!!

Ne güzel kelime değil mi? dört harf ve söylemesi çok kolay

Nasıl unutabilirim ki?

Az ama hayatımın en güzel günlerini geçirdiğim günleri nasıl unutabilirim



Evet… Artık kavuşmak imkansız ama unutmakta imkansız

Her nereye baksam bir hatıran var.

Yaşanmışlığın hayalleri gözlerimin buğusundan gitmez olmuş sevdiğim

Geri dön bebeğim geri dön, ayrılık bize göre değil.

Ana Sayfaya Dön