11 haziran 2008
"Sen Gittiğinden beri dudaklarıma
bıraktığın boşluğu hiçbir kelime dolduramadı ne yazıkki..Artık cümlelerim
parçalanmış, tıpkı sensiz kalbimm gibi..”Yalnızlığının demlediği bir
akşamüstü yine notaları kimsesiz kalmış şarkımızı dinliorum…Mustafa Sandal -
Neredesin ? …Ve solenen her söze pas tutmuş kalbimii bırakıorum tıpkı senin
kalbimde bıraktığın yokluk gibi..Her satırı kan içinde, her notası
gözyaşımda son nefesini vermekte…..Sensizliğin sokaklarına bırakılmış
cümleleri toplamaktayım yine. Yoksun yine işte
..Darmadağın
her şey.. Kıyılarıma yokluğun acıları paslanmış ve adımla başlayan
kelimelerim ayrılığına damgalanmış..Artık sadece siyah- beyaz fotoğrafım.
Sole bana senden çok şeyler mi istedim ? Senden çok şeyler mi beklettim..
Hadii kaldır kafanı…” Bu yürek yaşamalı “ sözleriyle başlayan mutlulukların
neden “ ne olur anla “ cümlesine sığdırılmış ayrılıklara gebe kaldı ? Bana
gitmek için geldiğini bildiğim halde sevmiştim seni. Çok mu geldi gözlerinde
beni mutlu görmek ? Ellerini tutamayacağımı bildiğim halde seni sevmek çok
mu geldi sana ? Bana duyduğun sevgi bir avuntu muydu yoksa ? Bir rüyaydı
geldi geçti de bana.. Seni hiç sevmedim de bana.. Seni, senden ; çok
sevdiğim için küfürler savur bana.. Ellerini tutamayacak olsam da seninle
mutluluğum için ayrılığında yüreğimden vur beni….Suskunluğunla kanat
dudaklarımdaki ismini.. İmkansızlığınla öldüremediğin bu adamı yokluğuna göm
emi.. Sende pişmanlık duyulan bir günah olduğumu haykır.. Yaşanması gereken
ve bir o kadar kısa tutulması gereken bu avuntunun bittiğini sole..
Gülüşlerinle yamadığın yüreğimi “ yüreğimden sök te git.. Her şey bitti de,
kurduğun tüm kelimelerin, seni seviorum ile başlayan tüm cümlelerim yalandı
de bana..
Haklısın; sen bana gitmek için gelmiştin. Yaşandı ve bitti bu basit
işte..Ama gittiğin günden beri kanayan yüreğim niye hala acıor sevgili ?
Niye ?.. Sole bana…Sana duyduğum sevgimin sana yetmediğini sole..Küfürler
savur bana.. Git de, bana ait değilsin de.. Sen benim hayatımın en büyük
hatasın diye suçla beni.. Unuttuğunu sole.. Bittiğini sole. Gittiğin gün
yüreğinin acımadığını itiraf et..Adından öteye hiçbir zaman dudaklarımda
olmadın ki de .. Sesimi duyduğumda sesimin titremediğini haykır. Sigara
küllüklerine savurduğun izmaritlerde adımın yandığını sole…Gecelerin şahit
olduğu bu sevda hiç yaşanmadı ki de bana…Bir kelime kadar yer tutmadı adın
diye sole hadi .. Seni sevdiğim için küfürler et bana.. Bedelini yüreğimle
ödediğim en masum günahın olarak beddualar et bana.. Ölümleri hediye eyle
yüreğime.. Git de ve hiç sevmediğini sole…Susma bir şeyler sole…Yüreğinde
hiç var olmadığımı sole…Hadi tüm cesaretini topla ve “ seni sevmedim ki “
cümlelerini savur ayak uçlarıma…
Biliorum her zamanki gibi susacaksın yine …Susma.. Tek bir kelime et..Adımı
anacak kelimelerin boşa gitmesin.. Seni "senden" çok severek.. Uğruna “
bedenimden “ vazgeçerek sevdim.. Ait olduğun karanlıkları bırakıp gelecek
gücün mü yok senin.. Belki de hiç sevmedin beni..Bırak sevme beni.. Bırak
bana solediğin her kelime yalan olsun.. Unutma ki; “ yüreğimdeki sen” , seni
sensizlikte bile sevecek kadar büyük. “ Yüreğimdeki seni “ hiçbir kelime,
hiçbir yalan küçültemeyecektir..Ben sadece beni seven “ seni “ sevdim…Ve
şimdi bana bıraktığın sensizliğin içinde tek kurşunu yüreğime sıkıorum;Sen
bana ait olmasan da ben sadece senin yüreğine aitim…Sadece senin sevdiğin bu
yüreği “ senin yüreğine “ gömüorum senden başka kimse sevmesin diye..